prolog

PROLOG

Rüzgâr gökyüzünün soluğunu içine çekip esmeye başladığında duman rengi gözlerin ardına yerleşen korku ruhun derinliklerini sardı. Kızın gözlerini ovuşturan parmakları, rüzgârın prangalarına dolanmış gibi titrerken yanaklarından süzülen yaşlar prangaları erittiğinde parmakları acıyla yandı.

Odada bir pencere, pencerede hayaletler,

Odada canavara açılan bir kapı,

Rüzgâr cehennemden çaldığı ıstırapları peşinden sürüklerken kapıları ezici bir güçle açtı. Koca ayaklı bir canavar ahşap zemine korlar dökerek usulca eve sızdı, peşinden ise alevleri gökyüzünün soluğunu yakan koca bir yangın çıkardı. Rüzgâr yangını görmek isteyen hayaletleri cama daha çok yaklaştırdı.

Kız “Anneciğim, anneciğim.” diye fısıldadı. Kapı gıcırtıyla açıldığında kalbinin çığlıkları yükselerek kapının uğursuz gıcırtısına tepeden baktı. Canavarın ayaklarını gördüğünde ne yapacağını bilemeyerek sarsılan bedeni çırpındı, kafası altında saklandığı yatağa çarptı. Penceredeki hayaletler çıkan sesi coşkuyla alkışladı. Kız, için için ağlamaya başladı. Annesi yatağın altına saklanamayacak kadar büyüktü. “Küçül anneciğim,” dedi içinden. “Küçülürsen kalbime saklanabilirsin.”

Rüzgârın sesini bile bastıran canavarın sesleri odayı doldurduğunda kız, onun keskin dişlerinin annesine saplanacağı korkusuyla saçlarını yolmaya başladı. Dışarı çıkıp canavarla yüzleşmeye cesareti olmadığı için annesine karşı işlediği ihanetin altında kavrularak, sıkışan kalbine sarıldı.

Odada bir pencere, pencerede hayaletler,

Odada canavara açılan bir kapı,

Ve her şeyin sorumlusu olan zalim rüzgârın ihaneti,

Odadaki sesler bir kalp atışı kadar kısa süreliğine kesildiğinde canavarın korkup kaçmış olabileceği düşüncesiyle rahatlamak isteyen dudakları, yatağın önüne devrilen kanlı bir bedeni görmenin şaşkınlığıyla aralandı. Ve boğazını yırtan çığlıkları dışarıya aktı.

Odada bir pencere, pencerede hayaletler,

Odada canavara açılan bir kapı,

Ve her şeyin sorumlusu olan zalim rüzgârın ihaneti,

İhanetin bıçağıyla işlenen cinayet,

Cesetten oluk oluk akan kanlar kızın parmak uçlarına doğru akmaya başladı. Çığlıklarının ardındaki puslu bir bilinçle, kız, annesinin kolundaki kana bulanmış saati gördü. “Anneciğim. Anneciğim.” dedi. “Benim için zamanı durduracağına söz verdiğin saat mi kana bulanan?” Cesedin kolunda takılı olan saat kana bulanmış sayıların ıstırabını sırtında taşıdı. Zamanın nasıl kaybolduğunun en büyük kanıtı olan kanlı sayılar cesedin derisine gömülmeye başladı ve beraberinde geçmişi götürdü. Geleceği kanların içinde boğulur halde bıraktı.

Odada bir ceset,

Cesedin kolundaki kanlı saat,

Saatin sürüklediği zamanın ıstıraplı yok oluşu,

Kana bulanan sayılar kızın yüreğini dağladı, çığlığı canavarın pas tutmuş kirli kulaklarını okşadı. Ayak sesleri kesilmişti ama yabancı bir soluk hala oradaydı. Sert ve kalın parmaklar ayak bileklerine dolandığında artan çığlıkları rüzgârı susturmayı başardı. Hayaletlerin soluğu kesildi. Canavarın kollarına, dışarıya doğru çekilirken kızın tutunmak için zemine sapladığı tırnakları parçalandı.

Odada bir kız,

Kızın soluğunda çığlık,

Çığlığın canavara yakılan ağıtı,

Çırpınan kızın ayak bilekleri bir kayanın altında kalmışçasına hapsedilirken morardı ama canavar onu bırakmadı. Dışarı çıkardığı kızın buğday sarısı saçlarına parmaklarını dolayıp üzerine tırmandı. Diğer eli kızın ağzına kapandığında dışarı çıkış kapıları kapanan çığlıklar parmaklıklardan sekti ve kızın ruhuna doğru tersine bir yol tutturup içindeki duvarlarda delikler açtı. Katran karası bir su kızın içini doldurmaya başladı.

Kirli eller acımasızca nefesini kesti, sonra kalbinden ona hayat veren atışlarını çekip çıkardı. Son nefesi ruhunu terk eder gibi kızın içi sonu gelmeyen bir boşlukla baş başa kaldı. Kızın canı çıksa, canavarın sesi çıkmazdı. Canavar, kızın gözlerinde hayat ışığı kalmayana dek ellerini üzerinden çekmedi ve kızın gözleri usulca kapandı.

Odada bir pencere, pencerede hayaletler,

Odada canavara açılan bir kapı,

Ve her şeyin sorumlusu olan zalim rüzgârın ihaneti,

İhanetin bıçağıyla işlenen cinayet,

Odada bir ceset,

Cesedin kolundaki kanlı saat,

Saatin sürüklediği zamanın ıstıraplı yok oluşu,

Odada bir kız,

Kızın soluğunda çığlık,

Çığlığın canavara yakılan ağıtı,

Ağıtın kapısını çaldığı cehennem,

Odada ölmekte olan bir beden,

Bedenin intihar eden ruhu,

Ruha karışan tuzlu ıstırap,

Istırabın ölümü çağıran fısıltısı,

Bir ölüm sessizliği…

Odada rüzgar yeniden esmeye başladı.

prolog” için 10 yorum

  1. Pencere önünde alkış tutan hayaletler ile ilgili olan kısmı ilk okuduğumda bunları olaya tanıklık eden bir başka kişi olduğu düşüncesi uyandırmıştı bana. Şimdi tasvir gibi geliyor sadece rüzgar sesinin eşlikçisi olan ama. Bilmiyorum daha detaylı inceleyeceğim

  2. Bu satırlara tekrardan gözlerim değebiliyor olduğu için öylesine şanslı hissediyorum ki ⚘ 🌔

  3. Ve her şeyin sorumlusu olan zalim rüzgarın ihaneti. Canavar, kötü kişi olarak tasvir ediliyorsa ihanet eden rüzgar adında bir kişi var elimizde

  4. dışarı çıkış kapıları kapanan çığlıklar parmaklıklardan sekti ve kızın ruhuna doğru tersine bir yol tutturup içindeki duvarlarda delikler açtı. Katran karası bir su kızın içini doldurmaya başladı.

    Artık çok daha iyi anlıyorum bu çığlıkları

  5. İhanete rağmen esen rüzgar, hayatının orta yerindeki bir kişiyi temsil ediyor çıkarımıma göre… 🍂

  6. Leydim, leydimmm bayabifarklaaptalim kullanıcısı da burada mı hala??? Onu çok özledim. Wattyden kaybolmuş o da

Bize ne hissettiğini söylemeyi ihmal etme!